Okuma Süresi : 8 dakika

Baharatları sever misiniz? Uğruna savaşların çıktığı, karşılığında büyük coğrafyaların el değiştirdiği, bazen ağırlığınca altın ya da gümüş ile ücreti ödenen özel lezzetler, yani baharatlar… Tarihte oldukça ilginç bir hikayeye sahip olan, hayatımızı zenginleştiren ve mutfaklarda önemli bir yere sahip olan baharatları tanımak adına, Oktay Mete’nin, Baharatlar: Soframızın Lezzeti, Ağzımızın Tadı adlı eseri de dikkat çeken bir kaynak… Bu güzel eseri tanımadan önce Oktay Mete’yi, daha sonra da Baharatlar: Soframızın Lezzeti, Ağzımızın Tadı’nı tanımaya ne dersiniz?

Kendi Kaleminden Oktay Mete Kimdir?

Bebeklik çağlarında doktorların “Yaşama şansı çok az” dedikleri bir çocuğun bitkilerden yapılan ilaçlarla hayata tutunması ve bir ömür borçlu olduğu bitkilere bu borcunu “şifalarını” anlatan bir kitapla ödemek istemesidir bu çalışma. Anne ve baba tarafından asker torunu ve çocuğu olarak 1934 yılının Ağustos ayında Beşiktaş Akaretler semtinde dünyaya geldiğimde,  babam Harp Akademisinde eğitimdeymiş. Eğitimi bitip de görev yeri Bitlis’e gideceği zaman, rahmetli anneannem çok zayıf ve hastalıklı bir çocuk olduğum ve Bitlis’te yeterli tıbbi imkanlar olmadığı için beni Ortaköy’deki evinde alıkoymuş. Dört ya da beş yaşına geldiğimde yaz döneminde anneannem beni Bitlis’e ailemin yanına götürmüş. Çok geçmemiş, dizanteriye yakalanmışım. Askeri birlikteki doktorların verdiği ilaçlar ne yazık ki işe yaramamış, tabii doktorlar benden ümidi kesmişler. Ailem ümitsizlik içinde kıvranırken o dönemde evimize gelen bir paşanın eşi annemlere bitkisel bir ilaç tarifi vermiş. Ailem o ruh haliyle son çare olarak bu tarifi hazırlayıp bana vermeye başlamış. Üç dört gün sonra iyileşmeye başlamışım. Ailemden defalarca dinlediğini bu olay, hayatımı kurtaran şifalı bitkilere büyük bir ilgi duymama neden oldu. Ve böylece elim kalem tutmaya başladığı andan itibaren bitkisel ilaç reçetelerini toplayıp kaydetmeye başladım. 1962 yılının başlarında Almanya’ya gitme kararı aldım ve hala Köln şehrinde yaşıyorum. Buraya geldiğimde dillerini bilmiyordum, ama okumaya karşı o kadar meraklıydım ki, çok kısa zamanda Almanca öğrendim. Öyle ki görev yaptığım Ford firmasında Türkiye’den gelen Türk işçilerinin personel işlemlerini yapan ofise atandım ve aynı zamanda dil okullarında Türk işçilere Almanca öğretmeye başladım. İş dışındaki tüm zamanımı da şifalı bitkilerle ilgili Almanca yazılmış yayınları araştırarak ve okuyarak geçirdim. Ford fabrikasında satın alma departmanına geçtikten sonra şifalı bitkilerle ilgili araştırmalarımı daha da ilerletme imkanı buldum. Artık tatillerde ve hafta sonlarında eşim ve kızımla ormanlara gidip bitkileri yakından inceliyordum. Köln Kütüphanesine üye olmamla birlikte araştırmalarımda daha da ileri bir safhaya geçtim: Dünyanın başka kütüphanelerindeki yayınlara ulaşabiliyordum. Bu yayınlar arasında yüzyıllar önce yazılmış kitaplar da mevcuttu. O dönem ayrıca kiliselerdeki şifalı bitkilere ait bahçeleri gezmeye başladım. Araştırmalarım devam ederken, 1970’li yılların başlarında, Türkiye’ye yaptığım bir seyahat esnasında şifalı bitkilerle ilgili bir kitap satın aldım. Büyük bir heyecanla aldığım bu kitabı okuduğumda yaşadığım hayal kırıklığı ve üzüntüyü size anlatamam. İşte o gün böyle bir kitap yazmaya karar verdim. Araştırmaya ve yazmaya devam ediyorum. 

Sıra Geldi Baharatlar: Soframızın Lezzeti, Ağzımızın Tadı’na…

İçerdikleri çeşitli kimyasallar sayesinde daha sağlıklı bedenlere sahip olmamızı sağladığı kadar, lezzetlere kattığı aroma ve derinlik ile baharatlar mutfakların olmazsa olmazıdır. Tarihin uzunca bir dönemi boyunca ticaret yolları ile kaynak ülkelerinden hedef ülkelere doğru dünyaya dağılan baharatlar, çeşit çeşit yöntemlerle kullanılmıştır. Safranı pilavda, fesleğeni pesto sosta, demirhindiyi şerbette, mahlebi unlu mamullerde kullanmış, her bir baharat -sayılamayacak kadar çok sayıda ve farklı şekilde- yiyeceklere eklenerek çeşit çeşit yöntemlerle değerlendirilmiştir.

Yüzlerce -hatta bilinen en eski yemek kitabını temel alırsak binlerce- yıldır hayatımızda olan baharatlar da, bu eserde teker teker ele alınmış. Baharatlar: Soframızın Lezzeti, Ağzımızın Tadı’nın, daha önce tanıtımını yaptığımız,

adlı eserlerin içerik olarak çok da uzak olmadığını söylebiliriz. Bununla birlikte, diğer eserlerden biraz daha farklı olarak, Baharatlar: Soframızın Lezzeti, Ağzımızın Tadı’nda içerik baharatlar özelinde odaklanmıştır. 

Eserde, baharat olarak kullanılan her malzemenin,

  • Varsa diğer adları,
  • Başlıca diğer dillerdeki adları,
  • Anavatanı,
  • Tarihçesi,
  • Botanik olarak özellikleri,
  • Baharat olarak nelerinden yararlanılacağı,
  • Tıbbi özelliği,
  • İçindeki bazı maddeler,
  • Koku ve tat özellikleri,
  • Satın alırken nelere dikkat edileceği,
  • Saklanma yöntemi,
  • Mutfaktaki yeri,
  • Baharat kombinasyonları,
  • Yan etkileri,

gibi özellikleri yer almaktadır.

İçerik olarak, Baharatlar: Soframızın Lezzeti, Ağzımızın Tadı’na yakın eserler bulunsa da, baharatların ansiklopedik bilgileri dışında mutfaktaki yeri, satın alınırken nelere dikkat edileceği gibi farklı bilgileri de içermesi, eseri öne çıkarıyor. Bu kapsamda Baharatlar: Soframızın Lezzeti, Ağzımızın Tadı, baharatlara ilgi duyanların yararlanabileceği önemli bir eser.

İçindekiler

Baharatlarla İlgili Kısa Bilgiler, 12
Baharatlar Nasıl Taze Kalır?, 23
Acıbadem, Amygdalus Communis var. Amara DC, Rosaceae, 25
Adaçayı, Salvia Officinalis, Lamiaceae, 28
Adi Suteresi (Çerdeme), Lepidium Sativum Brassicaceae, 31
Ağaçkavunu, Citrus Medica Rutaceae, 33
Akhardal, Brassica Alba Brassicaceae, 35
Akhavuç, Pastinaca Sativa Apiaceae, 37
Anason, Pimpinella Anisum Apiaceae, 39
Ardıç, Juniperus Communis Cupressaceae, 42
Arnata (Annatto), Bixa Orellana Bixaceae, 46
Aromalı Hardal, Brassica Juncea Brasssicaceae, 48
Arpacık Soğanı, Allium Ascalonicum Amaryllidaceae, 50
Asma, Vitis Vinifera Vitaceae, 53
Aspir, Carthamus Tinctorius Asteraceae, 57
Ayı Sarmısağı, Allium Ursinum Amaryllidaceae, 59
Ayvadana, Artemisia Vulgaris Asteraceae, 62
Azak Eğiri, Acorus Calamus Acoraceae, 65
Baharat Karanfil, Syzygium Aromaticum Myrtaceae, 68
Bahçe Nanesi, Mentha Piperita Lamiaceae, 72
Bal, 77
Bayırturpu, Armoracia Rusticana Brassicaceae, 84
Biber (Kırmızıbiber), Capsicum Annuum Solanaceae, 87
Biberiye, Rosmarinus Officinalis Lamiaceae, 92
Boyotu, Trigonella Foenum-Graceum Fabacea, 96
Büyük Hindistancevizi, Cocos Nucifera Arecaceae, 99
Büyük Latinçiçeği, Tropaeolum Majus, 102
Küçük Latinçiçeği, Tropaeolum Minus Tropaeolaceae, 102
Cedvar, Curcuma Zedoaria Zingiberaceae, 105
Cin Biberi, Capsicum Frutescens Solanaceae, 108
Çamfıstığı, Pinus Pinea Pinaceae, 111
Çörek Otu, Nigella Sativa Ranunculaceae, 113
Dağ Kimyonu, Laserpitium Siler Apiacea, 116
Defne, Laurus Nobilis Lauracaceae, 118
Demirhindi, Tamarindus Indica Fabaceae, 122
Dereotu, Anethum Graveolens Apiaceae, 125
Fesleğen, Ocimum Basilicum Lamiaceae, 129
Frenkkimyonu, Carum Carvi Apiaceae, 133
Frenkmaydanozu, Anthriscus Cerefolıum Apiaceae, 137
Güveyotu, Origanum Vulgare Lamiaceae, 140
Haşhaş, Papaver Somniferum Papaveraceae, 143
Havlıcan, Alpinia Galanga – Alpinia Officinarum Zingiberaceae, 146
Hintbiberi, Piper Cubeba Piperaceae, 149
Hintkirazı (Mango), Mangifera Indica Anacardiaceae, 152
Hintlimonu, Citrus Hystrix Rutaceae, 155
Hodan, Borago Officinalis Boraginaceae, 158
İdrifil, Aframomum Melegueta Zingiberaceae, 161
Kadıntuzluğu, Berberis Vulgaris Beriberdaceae, 163
Kakule, Elettaria Cardamomum Zingiberaceae, 165
Kara Hardal, Brassica Nigra Brassicaceae, 169
Karahindiba, Taraxacum Officinale Asteraceae, 172
Kara Isırgan Otu, Perilla Frutescens Lamiaceae, 174
Karapelin, Artemisia Abrotanum Asteraceae, 176
Karabiber, Piper Nigrum Piperaceae, 179
Karakafes Otu, Symphytum Officinale Boraginaceae, 184
Karbonat Sodyum Bikarbonat, NaHCO3, 187
Kaşıkotu, Cochlearia Officinalis Brassicaceae, 189
Kayakoruğu, Sedum Rupestre Crassulaceae, 192
Kebere, Capparis Spinosa Capparaceae, 194
Kekik, Thymus Serpyllum – Thymus Vulgaris Lamiaceae, 198
Kereviz, Apium Graveolens Apiaceae, 202
Kimyon, Cuminum Cyminum Apiaceae, 206
Kişniş, Coriandrum Sativum Apiaceae, 208
Kokulu Yapışkanotu, Galium Odoratum Rubiaceae, 211
Köri, Murraya Koenigii Spreng Rutaceae, 213
Kuzukulağı, Rumex Acetosa Polygonaceae, 215
Küçük Çayırdüğmesi, Sanguisorba Minor Rosaceae, 218
Küçük Hindistancevizi ve Çiçeği, Myristica Fragrans Myristicacae, 221
Lavanta, Lavandula Angustifolia Lamiaceae, 225
Limon, Citrus Limon Rutaceae, 228
Limon Otu, Cymbopogon Citratus Poaceae, 232
Limontuzu, Sitrik Asit C6H8O7, 234
Mahlep, Prunus Mahaleb Rosaceae, 236
Maydanoz, Petroselinum Crispum Apiaceae, 238
Meksika Çayı, Chenopodium Ambrosioides Chenopodioideae, 243
Mercanköşk, Origanum Majorana Lamiaceae, 245
Mersin, Myrtus Communis Myrtaceae, 249
Meyan (Meyankökü), Glycyrrhiza Glabra Fabaceae, 251
Mısır, Trachyspermum Ammi, 254
Nar, Punica Granatum Punicaceae, 257
Oğulotu, Melissa Officinalis Lamiaceae, 259
Pelinotu, Artemisia Absinthium Asteraceae, 262
Pembe Biber Brezilya Biberi (Schinus Terebinthifolius) Peru Biberi (Schinus Molle), Anacardiaceae, 264
Rezene, Foeniculum Vulgare Apiaceae, 267
Safran, Crocus Sativus Iridaceae, 270
Sarmısak, Allium Sativum Amaryllidaceae, 273
Sater, Satureja Hortensis Lamiaceae, 278
Sedef Otu, Ruta Graveolens Rutaceae, 281
Selamotu, Levisticum Officinale Apiaceae, 283
Semizotu, Portulaca Oleracea Portulacaceae, 286
Sichuanbiberi, Zanthoxylum Piperitum Rutaceae, 289
Sirke, Asetik Asit, 291
Soğan, Allium Cepa Amaryllidaceae, 295
Soğancık, Allium Schoenoprasum Amaryllidaceae, 298
Soya, Glycine Max Soja Hispida Moench Fabaceae, 300
Sumak, Rhus Coriaria Anacardiaceae, 304
Susam, Sesamum Indicum Pedaliaceae, 307
Stevya, Stevia Rebaudiana Asteraceae, 311
Şeker, 314
Şeytan Teresi Ferula Assa-Foetida Apiaceae, 317
Tarçın, Cinnamomum Zeylanicum Bl. Çin Tarçını (Kasiya) Cinnamomum Cassia Bl. Lauraceae, 319
Tarhun, Artemisia Dracunculus Asteraceae, 324
Taş Anasonu, Pimpinella Saxifraga Apiaceae, 328
Tere, Nasturtium Officinale Brassicaceae, 331
Tonka, Dipteryx Odorata Fabaceae, 334
Tuz, Natriumchlorid Sodyum Klorit, 337
Uzun Biber, Piper Longum Piperaceae, 342
Van Gülü, Rosa Centifolia – Yağ Gülü – Rosa Damascena Rosaceae, 345
Vanilya, Vanilla Planifolia Orchidaceae, 348
Wasabi, Wasabıa Japonica Brassicaceae, 351
Yabani Sarmısak, Allium Tuberosum Amaryllidaceae, 353
Yenibahar, Pimenta Dioica Myrtaceae, 355
Yıldız Anason, Illicium Verum Schisandraceae, 359
Zencefil, Zingiber Officinale Zingiberaceae, 362
Zerdeçal, Curcuma Longa Zingiberaceae, 368
Zulfa Otu, Hyssopus Officinalis Laminaceae, 372
Baharat Karışımları
Garam Masala, 377
Ketçap, 378
Köri, 379
Maggi Sıvı Baharat, 381
Salsa, 382
Sambal, 383
Tabasco Sos, 384
Wasabi, 385
Ras El Hanout, 386
Kaynakça, 387

Arka Kapak Yazısı

Bir Türk atasözü “Can boğazdan gelir” der. Yaşamak için sağlıklı beslenmek gerektiğini anlatır. Ben de diyorum ki, baharatlar da yemeklerimizin mücevherleridir. 

Başta Hindistan, Uzakdoğu, Türkiye ve Orta Asya ülkelerinin günlük hayatlarında bol miktarda kullandığı baharatlar, sadece yemeklerin güzelleşmesini sağlayan bitkiler olarak değerlendirilemez. Bu değerli bitkiler dünya tarihine baktığımızda, ülkelerin siyasi ve ekonomik gelişimlerinde de çok önemli rol oynamışlardır. 

Altın, gümüş ve değerli madenlerin yanında baharatlar da ülkelerin zenginleşmesinde, yeni yerlerin keşfedilmesinde, ülkelerarası işbirliğine veya savaşlara sebebiyet vermiştir.

Baharatların ilk kez kullanımıyla ilgili elimizde kesin bilgiler olmasa da farklı ve yararlı birçok bilgi mevcut.

Bu kitapla baharatlar hakkında daha çok bilgi sahibi olmanızı, bu kısa ama açıklayıcı bilgiler sayesinde onları doğru yerde ve doğru şekilde kullanarak sağlığınıza bir nebze de olsa katkı yapmayı arzu ediyorum.

Baharatlarla kalın, sağlıklı ve mutlu yaşayın.

Oktay Mete
Köln

Künye

Kitabın Adı
Baharatlar: Soframızın Lezzeti, Ağzımızın Tadı

Yazar
Oktay Mete

Sayfa Sayısı
390

Yayıncı
Alfa Yayınları

İlk Baskı
Haziran 2017

Baskı Sayısı
1 (Bir)

ISBN
978-605-171-524-7

Kitapsever Mecralarda Baharatlar: Soframızın Lezzeti, Ağzımızın Tadı

Yazı Notları
İlk Yayın Tarihi, 12/08/2021
Boosted Uygulaması Ölçümüne Göre,
Çalışılan Gün, 5 gün
Çalışma Süresi, 3 saat 16 dakika

3 thoughts

  1. Oktay Mete nin merakı ve araştırma tutkusuna hayran kaldım
    Seni de ona benzettim ve kitabı da merak ettim Emrahcım çok yaşa 👏

  2. Bir tarih sever olarak Baharat yolunu bilirdim. Ancak baharat isminin nereden geldiğini bilmezdim. Bharat, Hindistanın yerel ismi imiş, bharat yolu ise Hindistandan gelen yol demekmiş.
    Baharatın yolu olduğuna göre kendisinin değerli olduğunu bir kere daha tespit etmiş olduk. Ancak günümüzde baharatlara ne kadar hakimiz orası meçhul. Bu kitabı tanıttığın için teşekkür ederim. Bir gün benimde ilgi alanım yiyeceklere kayarsa edinirim kitaptan.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir