Okuma Süresi : 6 dakika

Talep temelli çevrimiçi yayın platformların en yaygını olan Netflix’te, Musa Dağdeviren özel bölümü de bulunan Chef’s Table, Cooked, Tuz Yağ Asit Isı, Ugly Delicious gibi gastronomi ya da yiyecek kültürü konusunda ilginç yapımlar bulunuyor. Her biri farklı türde kurgulanmış olan tüm bu yapımlar arasında, eğlenceli olmasıyla öne çıkan bir yapım dikkat çekiyor: İngilizce ve asıl adı Somebody Feed Phil olan Birisi Phil’i Doyursun.

Somebody Feed Phil, oldukça bilinen ve sevilen Herkes Raymond’ı Sever1 adlı dizinin yapımcısı, senaristi ve fikir babası olan Phil Rosenthal’in merkezinde olduğu bir yapım. Yapımın girişinde, 90’lardaki “sitcom” denilen dizilerin giriş müziklerine benzeyen bir müzik eşliğinde Phil Rosenthal’in görüntüleri akıyor ve daha yapımın girişinde Phil Rosenthal’ın eğlenceli karakteri öne çıkıyor.

Her ne kadar eğlenceli birisi olsa ve onun bu tarzı yapımı daha eğlenceli kılsa da, Phil Rosenthal’in mutfak sanatları, mutfak tarihi veya benzeri bir alanda bir deneyimi bulunmuyor. Bu nedenle gezdiği şehirlerde deneyimlediği lezzetler hakkında pek bilgi paylaş(a)mıyor, daha ziyade hayata ilişkin görüşleri ve yiyecekleri yerken bünyesinde oluşturduğu coşkuyu ve mutluluğu yansıtıyor.

Bu arada, bu tür bir uzmanlığın çok da gerekli olup olmadığı açıkçası tartışılır, zira yapımda bazı başka yapımlar gibi bilgilendirici bir özellik taşımasından ziyade lezzetleri ve kültürleri, keyif ve eğlence odaklı olarak tanıtmanın hedeflendiği anlaşılıyor. Bu nedenle Phil Rosenthal yapım süresince, lezzetleri çözümlemekten ve anlatmaktan ziyade, “bu yediklerimin en iyisi” kıvamında daha öznel cümleler kuruyor. Ancak bu durum izleyiciyi rahatsız  etmiyor, hatta Phil Rosenthal’in deneyimledikleri karşısında duyduğu coşkuyu aktarması açısından eğlenceli de.

Phil Rosenthal’ın sosyal ve sıcakkanlı kişiliğinin sonucu ve yapımın öne çıkan özelliklerinden birisi de, her şehri ya arkadaşları ya da yeni arkadaş olduğu kişiler ile birlikte keşfetmesi. Rosenthal, bölümlerde genellikle birileri ile birlikte keşfe çıkarken, tek olarak dolaştığı durumlarda da hemen mekandaki başka kişiler ile iletişim kurup, onları da akışa dahil etmeye çalışıyor. Yapımda bu çerçevedeki bir başka özellik de, her bölümün sonu yemeğini, bölümdeki tüm karakterlerin bir araya getirerek çekilmeye gayret gösterilmesi. Yapımda gözetilen tüm bu tercihler ile yemeğin ve yemek kültürünün esasen sosyal bir olgu olduğu ve insanlar ile birlikte yenildiğinde daha keyif verdiği vurgulanmış oluyor.

Yapımda dikkat çeken bir başka özellik de, Phil Rosenthal’in sadece yemek ile ilgilenmeyip, şehirlerde başka çeşitli etkinliklere de girişmesi… Şehrin güzel ve ilgi çekici yerlerinde, güzel sahneler eşliğinde, Phil’in genellikle çekingenlik ve beceriksizlik ile karışık olarak gerçekleştirdiği etkinlikler ile, bölüme konu olan şehirdeki hayatın nasıl olduğuna dair fikirler de sunmuş. Bu kapsamda verilebilecek en iyi örnek Rosenthal’in Venedik’teki gondol kullanma bölümü olabilir…

Phil Rosenthal, yapım esnasında kökeninin Yahudi olduğunu belirten ve bununla alakalı olarak, yeri geldikçe espriler yaparak yapımı daha da eğlenceli hale getiriyor. Bunun dışında Phil Rosenthal’in Somebody Feed Phil’e kendisinden kattığı bir başka şey de, her bölümün sonuna doğru anne ve babası ile görüntülü görüşme yaparak, ziyaret ettiği şehirdeki gözlemlerini ve deneyimlerini aktarması olmuş. Her bölüm içinde böyle bir kısma yer verilmesi, yapımdaki sıcaklık ve samimiyet hissi pekiştirmiş. Bununla birlikte yapımın ikinci tabak diye geçen 2019 yılı çekimleri esnasında, Phil Rosenthal’in annesi Helen Rosenthal’in ALS hastalığına yakalanarak, önce bedeninde istem dışı seyirmeler ortaya çıkması ve daha sonra da 86 yaşında vefat etmesinin de, izleyicileri açısından üzücü bir gelişme olduğunu söylemek gerek.

Bölümler

Birinci Tabak

Bangkok
Saygon
Tel Aviv
Lizbon
New Orleans
Mexico City

İkinci Tabak

Venedik
Dublin
Buenos Aires
Kopenhag
Cape Town
New York

Üçüncü Tabak

Marakeş
Şikago
Londra
Seoul
Montreal

Yapımdan Aklımda Kalanlar

Birinci Tabak, Tel Aviv Bölümü

Bu bölümde Tel Aviv’i ziyaret eden Phil, kahvaltı için yumurta yemeye gittiğini belirtiyor. Gittiği mekanda sarımsak, biber, sucuk2, domates, baharatlar ve yumurta ile bir yiyecek, resmen menemen yapıyorlar. Ama programda şakşuka3 diyorlar ve Phil Rosenthal bu lezzetin Libya kökenli olduğunu okuduğunu belirtiyor.

Yine aynı bölümde Phil “duyduğuma göre karışık ızgara şavurma yememiz gerekiyormuş.” diyor. Ve arkasından bizim döner, şavurma adıyla şöyle anlatılıyor: “Sulu sulu kuzu eti, dönen bir demir üzerinde pişiriliyor. Şavurma burada, kulüp sandviçin Los Angeles’ta olduğu kadar yaygın.”

İkinci Tabak, Venedik Bölümü

Bu bölümde Phil Rosenthal ile Luca Marchiori, Torrefazione Cannaregio adlı kahve dükkanına gidiyor ve kahve ile ilgili olarak kısa bir sohbet yapıyor. Hiç bir ekleme yapmadan sohbeti buraya yazmak isterim…

PR- Başımızı bir yerlere çarpmadan, Luca’nın en sevdiği Kahve dükkanı olan Torrefazione Cannegerio’ya gidiyoruz ki sıcak birşey içelim.

PR- Oooh. Bu çok güzelmiş.

LM- Yani İtalya kahve ile özdeşleşmiştir ve çok güçlü bir kahve kültürü vardır. Ama hiç kimse bunun Venedik’te başladığını bilmiyor. Çünkü kahve çekirdekleri 1570’lerde İstanbul’dan gelmiş ve tüm İtalya yayılmış. Merkezi burası olduğu için Venedikliler kedileriyle gurur duyuyorlar.

İkinci Tabak, Dublin Bölümü

Bu bölümde Phil, kahvaltı için Garrett Fitzgerald’ın işlettiği Brother Hubbard adlı bir işletmeye gidiyor ve İrlanda kahvaltısı yemeye geldiğini söylüyor. Ancak Fitzgerald seyahatlerinde öğrendiği yiyeceklerden bir menü hazırladıklarını belirterek, “Geleneksel Türk Yemeği” vurgusu ile işletmesinde servis edilen menemen4 masaya geliyor.

Üçüncü Tabak, Marakeş Bölümü

Phil Rosenthal’in Marakeş’e yaptığı ziyaret, yapım kapsamında müslüman bir ülkeye yaptığı ilk ziyaret. Marakeş’te yaptığı ziyarette Nomad yani Göçebe adlı aile restoranına gidiyor. Akşam vakti geldiğinde, güneşin batması ve ışıkların yanması ile birlikte oluşan hoş bir ortamda, Kutubiye Camisinden ve çevredeki camilerden okunan akşam ezanını dinlemesi ve oluşan ambiyanstan etkilenmiş olması dikkatimi çekti. Tabii -karşılaştırmak gerekirse- Sultan Ahmet meydanında okunan ezanların çok daha makamlı ve müzikal olduğu ve tüm bunların oluşturduğu ambiyansın çok daha etkileyici olduğu…

Üçüncü Tabak, Seoul Bölümü

Phil bu bölümde Güney Kore’nin başkenti Seul’e gidiyor ve Seul’de Gwangjang pazarına gidiyor. Burada Güney Kore’nin meşhur lezzeti kimçi ile dünyanın en tehlikeli yiyeceklerinden olan, önündeki tabakta hala kıpırdamaya devam eden yeni öldürülmüş taze ahtapot bacağından yapılan Sannakji’den yemesi eğlenceli idi.

Genel Değerlendirme

Biri Phil’i Doyursun adından da tahmin edilebileceği üzere, Somebody Feed Phil gastronomik bilgi açısından doyurucu olmaktan ziyade, lezzetin verdiği keyfe ve şehirlerin sunduğu kültürlere odaklanmış. Bu anlamda Somebody Feed Phil adlı yapımın Netflix’teki diğer yapımlardan ayrıldığını söylemek mümkün. Phil Rosenthal’in sıcak kişiliği ve yüksek iştahı ile daha eğlenceli hale gelen Somebody Feed Phil’in, keyifle ve her bir bölümü bağımsız olarak izlenebilecek bir yapım olduğunu olduğunu söylemek doğru olacaktır.

Künye

Eserin Adı
Somebody Feed Phil

Yapım Tarihi
2018-2020

Sunulan Platform
Netflix

Cilt ve Bölüm Bilgisi
3 cilt 17 bölüm

IMDb
8,1 / 10
2.624 oy

Yazı Notları
İlk Yayın Tarihi, 09/07/2020
Boosted Uygulaması Ölçümüne Göre, 
Çalışılan Gün, 4 gün
Çalışma Süresi, 4 saat 51 dakika

2 thoughts

  1. Değişik ve keyifli bir yapım olduğu belli 😊 ben de bir bakayım programa 👍 bilgilendirme için teşekkürler 👍👍✌️

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir