Okuma Süresi : 4 dakika

Akide şekeri nedir bilir misiniz? Çocukluğumuzun en keyifli lezzetlerlinden birisi olan bu şeker türü, bilinenin ve tahmin edilenin aksine oldukça eski bir tarihe sahiptir. Kökeni Fatih Sultan Mehmet dönemine dayanan ve oldukça ilginç bir hikayesi bulunan akide şekeri nedir inceleyelim.

Akide Şekeri Nedir?

Kısaca akide olarak da bilinen bu şeker, Güncel Türkçe Sözlük’te “şekerin kaynatılarak katılaşması yolu ile yapılan, renkli ve kokulu, ağızda güç eriyen şeker” şeklinde geçmektedir1

Kuruyemiş Ansiklopedisi’nde ise akide, “şeker ağdasının sertleştirilip kesilmesiyle sade olarak ya da şeker ağdasına çeşitli meyve suları, çiçek suları, meyve kabukları ve baharat çeşitleri eklenerek kesilmesiyle lezzetlendirilip renklendirilerek yapılan sert, çoğunlukla şeffaf ve parlak, lokmalık ufak kesimli şekerleme çeşidi” olarak tanımlanıyor2.

Bu renkli ve lezzetli şekerin adının çıkış noktası olan akit sözcüğüne de bir bakalım.

Akide Sözcüğünün Kökeni

Akide şekerinin adının kökeni Arapça akit sözcüğünden gelmekte olup, bu sözcük iman, inanış, bağlanma, sadakat anlamlarına gelmektedir. Bu şeker için ad olarak akide sözcüğünün seçilmesi ise, adı doğrultusunda bir işleve sahip olması nedeniyledir. “Bir şeker ile, karşılıklı inanç ve sadakat gibi kavramlar nasıl ilişkili olabilir?” diyorsanız, zaman içinde biraz daha gerilere gitmemiz gerekecektir.

Akitleşme…

Osmanlı Devleti’nde iktidarın önemli unsurlarından birisi olan kapukulu ocaklarının hoşnut olması önem verilen ve dikkat edilmesi de gereken bir durumdu. Seferlerin başarılı olması ve barış zamanı huzursuzluklar yaşanmaması gibi gerekçelerle, hem askerin gönlünü hoş tutmak hem de ocak mensuplarının hoşnut olup olmadığını anlamak adına sözsüz iletişim yöntemleri geliştirilmişti. Bunlardan birisi yeniçerilere Ramazan ayında baklava ikram edilen bir merasim olan baklava alayı, bir diğeri de çeşitli kutlamalarda ve yeniçerilerin üç aylık ulufe dağıtımının yapıldığı dönemlerdeki gerçekleşen çanak yağması idi.

Baklava Alayı Nedir?

Ulufe dağıtımı için bir araya gelindiğinde, aynı zamanda çanak yağması için de hazırlanılırdı. Yeniçerilerin çanaklardaki yiyecekleri yağmalaması ve bu vesile ile padişaha sadakatlerini ve itaatlerini göstermelerinin ardından da şükür etmek amacıyla kurban kesilirdi3.

Çanak yağmasının ardından da askerlerin duydukları memnuniyet nedeniyle, muzhır ağa ya da ocak kapı kethüdası aracılığıyla sadrazam ve ocak ağalarına akide şekeri dolu tabaklar gönderilmesi de gelenektendi.

Çanak Yağması Nedir?

Kapıkulu ocaklarınca, bu şekilde gerçekleşen akide şekeri paylaşımı, akide sözcüğünün sözcük anlamı da göz önüne alındığında, sözsüz bir iletişim ile, askerlerin memnun olduğu sultana sadakatlerinin devam ettiğinin işaretiydi4.

Kültürümüzde Akide Şekeri

Akide şekeri, bir tür sadakat simgesi olarak öne çıksa da, halkı arasında da sevilen bir lezzet özelliği taşımaktaydı. Önemli bir gezgin olmasının yanında, şikemperver bir kişi de olan Evliya Çelebi, Seyahatnâme’sinde İstanbul’da 70 dükkanda toplam 200 kişilik bir akide esnafının bulunduğu belirtir. Çelebi İstanbul’un o devirdeki meşhur akidecilerini sayarak,

“Bunların akîdeleri beş sene dursa şekerlenüp fenâ bulmaz, gûyâ akîk-i Yemenî gibi ter ü tâze durur.”

diyerek esnafın maharetini över. Ayrıca belirli aralıklar düzenlenen ve tüm esnaf loncalarının hünerlerini halka ve devlet erkanına sergilediği esnaf alayında, akide esnafının halka dağıttığı akidenin nefis misk ve amber koktuğunu, bu güzel kokuların alayı seyreden halkın dimağlarına işlediğini belirtir.

Akide şekeri geleneği eski bir gelenek olup, yüzlerce yıldır çeşit çeşit akide şekeri yapılmaktadır. Tüm bu çeşitlerin arasında en çok bilinen ve yapılan akide çeşitleri tarçınlı, karanfilli, naneli, limonlu, portakallı, çilekli, fındıklı, bademli ve menekşeli olanlardır5.

Bugün Akide Şekeri

Bugün akide Anadolu’da ve İstanbul’da, mutfak kültürümüzde yer alan birçok değerimiz gibi, geleneksel özelliği öne çıkan günlerde, mevlid törenlerinde, Ramazan ayında, kandil gecelerinde dağıtılmaya devam edilmektedir. Akide şekeri kültürümüz, her ne kadar Türk kahvesi ve şerbet gibi uzun bir süre sessizliğe bürünmüş olsa da, köklü geçmişi sayesinde varlığını devam ettirmektedir ve her geçen gün sosyal hayatımız içinde daha da görünür hale gelmektedir. Bu noktada da, yemek kültürünü yaşatan bireyler olarak bizlere de görevler düşmektedir.

Yazı Notları
İlk Yayın Tarihi, 29/10/2020
Boosted Uygulaması Ölçümüne Göre,
Çalışılan Gün, 4 gün
Çalışma Süresi, 2 saat 44 dakika

8 thoughts

  1. Geçmişimiz ile günümüz arasında yer alan bir köprü daha verdiniz bize. Böyle bilgi dolu bir yazı okuduğum ve bilgilendigim için çok çok teşekkür ederim. Başarılar 👍👏

    1. Çok teşekkürler. 👍 Geçmişini bilmeyen geleceğine yön veremez derler. Hep birlikte öğrenecek, ilerisi için yapabileceklerimizi belirleyeceğiz. 🙂

  2. Ve bir çoğumuzun çocukluğu sanırım. Babannemin kese kağıdında aldığı akide şekeri. Çoğu zaman çatır çutur kırmadan yemek için mücadele ettiğim 😄😄😄 Bazen içindeki tüm fındığa ulaşmak için sabırla ağzımda döndürüp durduğum 🙂🙂 tadını neşesini hiç unutmam. Harika bir yazı. Her zamanki gibi. Emeğine sağlık 🙂

    1. Değil mi? Bizim nesil galiba yakaladı çocukluğunda akide şekerini. Sonrası zannedersem yok.
      Teşekkürler güzel sözlerin için.

  3. Eminönü’nde çalıştım 4 yıl kadar. Hep masamda bir kavanozda akide şekerlerim olurdu gelen giden alırdı. Ali Muhiddin Hacı Bekir’in o eski dükkânına gider ve renk renk akideleri alırdım, hala İstanbul’a yolum düşünce en sevdiğim sey bu ritüel.

    1. Akide şekeri çok keyifli bir lezzet. Çocuklarımızın da bu lezzeti tanıması ve dimağlarında yer etmesi gerekiyor kanaatimce…

  4. Bu tarz yazılarını çok beğeniyorum. Bildiğimiz, sevdiğimiz, tükettiğimiz gıdaların kültürümüzdeki yeri, tarih içerisinde nerede ve ne şekillerde kullanıldığını, bugüne kadar geliş sürecini çok başarılı bir şekilde kaleme alıyorsunuz. Bu bilgileri öğrenmek insana mutluluk veriyor.

    1. Benim de çok keyif aldığım konular oluyor. Zira aslında unuttuğumuz ancak geçmişi ve hikayesi olan değerlerimizi hatırlamış oluyoruz.
      Teşekkürler. 🙂

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir