Okuma Süresi : 11 dakika

Malum, her yılın ilk ayı, geride bıraktığımız yılın çeşitli açılarından değerlendirmeleri ile geçiyor. Bu değerlendirmelerden farklı olarak, ilk defa geçen sene, geride kalan yıl içinde yediğim ve aklımda kalan lezzetleri 2024’te Aklımda Kalan Lezzetler adlı yazı ile paylaşmıştım. Aynı çerçevede, 2026’ya yeni girdiğimiz bugünlerde de, geride bıraktığımız 2025 yılı içinde tattığım ve hafızamda yer etmiş bazı lezzetleri paylaşma zamanı. Sözü çok da uzatmadan, gelin 2025’te aklımda kalan lezzetler nelermiş bir bakalım.

Lezzetler Gelecek Ama Önce Yaklaşımının Açıklaması

2025’te aklımda kalan lezzetlerden bahsetmeden önce, lezzetler ve lezzet değerlendirmelerine nasıl baktığım ile ilgili olarak kısa bir görüş paylaşmak isterim.

Bendeniz, lezzet algısının öznel ve nesnel bileşenlerinin bulunduğunu, ek olarak da anlık (zihinsel ve fiziksel) durumumuzun da lezzet algımız üzerinde etkisinin olduğunu düşünürüm. 

Bu bileşenlere tek tek bakacak olursak, nesnel değerlendirme bileşeninin,

  • Lezzet hazırlanırken kullanılan malzemelerin tazeliği,
  • Lezzeti oluşturan malzemelerin arasındaki uyum,
  • Lezzeti oluşturan malzemelerin tekil olarak farklılıkları ve zıtlıkları,
  • Hazırlanan lezzetin 5 duyumuzdan hangilerine ve ne ölçekte hitap ettiği,

gibi kişilerden bağımsız olan nesnel özellikler içerdiğini düşünüyorum.

Öznel değerlendirme bileşeninin ise,

  • Ailemize özel olan mutfak alışkanlıkları,
  • Bir kaç nesildir oluşmuş ve ailemize aktarılan mutfak kültürü,
  • Çocukluğumuzun ve gençliğimizin geçtiği coğrafyanın sundukları ve coğrafyanın bizlere aktardığı mutfak kültürü,
  • Tüm bunlar ile hem ilişkili hem bağlantısız olan kişisel tercihlerimiz,

gibi unsurları da içerdiği fikrindeyim.

Dahası, nesnel ve öznel değerlendirme bileşenlerinden bağımsız olarak,

  • İlgili lezzet ile etkileşimde olduğumuz anda, anlık olarak içinde bulunduğumuz ruh hali, 
  • Bahse konu lezzeti tattığımız an itibariyle nasıl bir fiziksel durum içinde bulunduğumuz,
  • Söz konusu lezzeti tadarken kimlerle bir arada olduğumuz,

gibi o anda bulunan değişken etkiler de söz konusudur.

Tüm bu hususları bir araya getirirsek,

Lezzet Algısı = Öznel Değerlendirme + Nesnel Değerlendirme + Anlık Durum

gibi bir denklemde daha öz bir şekilde ifade etmek mümkündür.

Esasen işi daha da derinleştirip, Covid, Çay ve Düşündürdükleri yazımda bahsettiğim gibi, aynı lezzetleri ne ölçüde aynı şekilde algıladığımızı sorgulayarak, daha da derinleştirebiliriz ancak, konunun odağını dağıtmamak için, merak edenlerin okuması için yazıyı bağlantılayıp 2025’te aklımda kalan lezzetler üzerinde odaklanmak daha yerinde olacaktır.

Kurduğumuz denklemdeki tüm bileşenleri göz önüne alarak, 2025 yılında tadına baktığım lezzetleri değerlendirdiğimde; nesnel, öznel ve anlık öne çıkan özellikleriyle zihnimde yer eden ve lezzet yolculuğum süresince 2025 yılı içinde bendenizde iz bırakmış lezzetler, alfabetik olarak şu şekilde…

Dikkat!
Görsellere tıklayarak daha büyük hallerini görebilirsiniz.

Baklavacı Hacıbaba’da Yoğurtlu Bahar Kebabı

Köklü bir Ankara markası olan Baklavacı Hacıbaba’nın -nasıl olabilir bilemiyorum ama- Gaziantep Mutfağı odaklı lezzetleri sunduğu restoranları olduğunu bilmeyenler mevcut. Çok uzun zamandır Konya yolu üzerinde hizmet veren bu işletme, ailenin 5. kuşağının bir üyesi olan Şef Giray Nusret Aydın’ın da katkısıyla ciddi bir yenilenme sürecine girdi, hatta teşbihte hata olmaz, işletmenin Anka kuşu gibi yeniden doğmakta olduğunu söylemek yanlış olmayacaktır.

Bu süreçte giderek daha sık ziyaret etmekte olduğum Baklavacı Hacıbaba’da beğendiğim başka lezzetler de olmakla birlikte, 2025’te aklımda kalan lezzetler arasına giren lezzet yoğurtlu bahar kebabı oldu. “Şefin İmza Tabağı” olarak geçen bu lezzet, zırhlanmış kuzu etinin, sarımsak, al biber, yeşil biber ve baharatlar ile harmanlanması ve tereyağında kızarmış pide yatağında domates sosu ve süzme yoğurt ile servis edilmesi ile hazırlanıyor. Okurken bile insanın ağzının suyu akıtıyor değil mi? Bu lezzetli tabağın mutlaka tadına bakmalısınız…

Baş Aşçı’da Saray İnciği

Ankara’daki Türk Mutfağı’ndan lezzetler sunan esnaf lokantaları arasında önde gelenlerden birisi de Baş Aşçı’dır, bilenler bilir. Her gün onlarca yemek çıkaran işletmenin bazı lezzetleri de, tıpkı 2024’te Aklımda Kalan Lezzetler yazımda bahsettiğim gömlek sarma gibi, çok özeldir. Bu özel ve müstesna yemeklerden birisi de saray inciği… Bu nefaset, kuzu boyun ve incik parçalarının incir, kuru kayısı, badem ve ceviz ile pişirilmesi ile hazırlanıyor. Bu özelliği ile de, tıpkı mahmudiye ve mutancana gibi Türk Mutfağı’nın salça ile tanışmadan önceki evrelerinde yaygın olan, kuru meyve ve kuruyemiş kullanarak yemeğin zenginleştirilmesi geleneğinin bir örneğini oluşturuyor.

Yemeğin suyu ayrı, et suyu ile daha da lezzetlenmiş kuru meyve ve kuru yemişleri ayrı, kuzu eti ayrı güzel olan bir lezzeti, işletmede olduğunda kaçırmayın derim. “İşletmede olduğunda” diyorum zira işletmenin misafirleri için hazırladıkları yemekler her gün değişiyor. Takipte kalmakta yarar var…

Be.Cof’da Licorade

Armada Yaşam Sokağı’nda yer alan Be.Cof’ta tattığım ve 2025’te aklımda kalan lezzetlerden birisi de licorade oldu, yani meyan köklü soğuk çay. Bu ürün ferahlatıcı bir özellik taşımakla birlikte, meyan kökünün doğal özelliği nedeniyle boğazda gıdıklayıcı bir etkiye sahip. Çocukluğumda içmemiş ve hiç tanışmamış olmanın getirdiği yabancılık nedeni ile (bakınız yukarıdaki yaklaşım açıklamasındaki öznel kısmı), meyan kökü ile ilk defa Gaziantep’te tanışmış ve pek hoşlanmamıştım. Bununla birlikte Be.Cof’un licorade’de meyan kökünü ayarında kullanması sayesinde, licorade’de çok iyi bir denge sağlanmış ve geleneksel meyan kökü şerbetindeki ölçekte bir gıdıklayıcılık yok.

Geleneksel bir mutfak kültürü değerinin günümüze dair nitelikli bir uyarlaması olması nedeniyle ayrı, verdiği keyif nedeniyle ayrı olarak licorade’i mutlaka tatmanız gerekli. Benden söylemesi…

Ćevabdzinica Savčić’de Cevapi ve Sudžukice

2025’te gerçekleştirdiğimiz Orta Avrupa seyahatimiz kapsamında bulunduğumuz Sırbistan’ın başkenti Belgrad’da yemek yemeyi tercih ettiğimiz yerlerden birisi de Ćevabdzinica Savčić oldu. İşletme lezzetlerini “Originalni sarajevski ćevapi po receptu sa Baščaršije!” yani “Baščaršija’nın (Saraybosna’nın meşhur çarşısı Başçarşı’nın) tarifine göre yapılan orijinal Saraybosna ćevapi!” diyerek reçetesini Saraybosna’ya atıflandırıyor.

Lezzet olarak bizim köftelerimize çok uzak olmamakla birlikte, Balkan coğrafyasının florasının zenginliği nedeniyle, cevapinin et kalitesi oldukça iyiydi. Cevapi, bizim bazlamalarımız ile balon ekmek arasında konumlanabilecek, oldukça keyifli bir ekmeğin içinde, küp küp kesilmiş soğan parçaları ile birlikte servis ediliyordu. Bu servis görsel açıdan bir farklılık yaratmakla birlikte, ısıtılmış ekmek içindeki köftelerin daha uzun süre sıcak kalmasını sağlıyordu.

Cevapiyi beğenmekle birlikte bizim için esas vurucu lezzet sudžukice (sözcük birşeyler çağrıştırdı mı? Evet doğru bildiniz, sucuk içi.) oldu. Yenilebilir bağırsağın içine basılan et harcının parmak büyüklüğünde parçalar halinde kesilmesi ile hazırlanan sudžukice, kararında pişirilmiş, az baharatlı ancak nefis lezzeti ile bayıldığımız bir lezzet oldu. Hatta öyle ki, seyahatimizin dönüş güzergahında da Belgrad’a tekrar uğrayıp, tekrar sudžukice yemek istedik ancak sınır geçişlerindeki gecikmeler bize bu şansı tanımadı.

Sözün özü, Belgrad’a gidecek olursanız, bu mekanı muhakkak gidilecek yerler arasına alın.

Find Burger’de Kuzu Churri Burger ve Lokmalık Tavuk

Sevgili Etmanyak ailesinin en yeni markası olan ve Bahçelievler’de açılan Find Burger, Etmanyak Burger’den farklı olarak smash denilen türde bir hamburger yapıyor. 2025’te aklımda kalan lezzetler arasında yer alan ve hemen hepsinin çok başarılı olduğunu söyleyebileceğim hamburgerleri arasından birisi seçmem gerekirse, zorlanarak da olsa, kuzu churriyi seçebilirim. Bu burger kuzu köfte, chimmichurri sos, mihaliç peyniri ve kimyonlu mayonez ile Ankara’daki hatta belki de Türkiye’deki burgerler arasında farklı bir yer ediniyor. Kuzu etinin görece yağlı lezzetini, chimmichurri sosun yüksek asiditesi ile dengelemiş bu nefis burgerin bir an evvel tadına bakın, mümkünse çift smash köfte ile.

Ek olarak Mide Mühendisi’nden Ayın Önerileri: Kasım 2025 yazısında belirttiğim ve resmen benim açımdan bir hastalık haline gelen lokmalık tavuk da kesinlikle aklımda kalan lezzetlerden birisi oldu. Paneli tavuk göğsü, kavrulmuş susam, taze soğan ve acı tatlı sos ile hazırlanan lokmalık tavuk acayip keyifli. Hatta itiraf edeyim, aç değilken ve o bölgeden geçerken tatlı niyetine sadece bunu yiyip devam ettiğim bile oluyor. Daha ne diyebilirim ki? Hararetle tavsiye…

İşler Baklava’da Mozaik Baklava 

Sıra Ankara’da son yıllarda şerbetli tatlılar sınıfında giderek öne çıkan İşler Baklava’da. Esasen İşler Baklava’da keyifli bir çok ürün var ancak sevgili Tahir İşler’in “mozaik tuzağı” dediği benim ise itiraz edip “mozaik batağı” dediğim ürün -kanaatimce- hepsinin en lezzetlisi. Küçük lokmalar şekilde hazırlanmış olan, az şerbetli bol fıstıklı olan bu enfes ürün, kendisini yiyeni baymadığı için neredeyse hiç “artık beni yeme” demiyor. Böyle olunca da seri bir şekilde kendini tükettiriyor. Hele bir de yanında güzel bir çay varsa fenalar fenası…

2025’te aklımda kalan lezzetler arasında olmayı çok ama çok hak eden İşler Baklava’nın mozaik baklavasını mutlaka ama mutlaka bir deneyin. Yalnız sonradan bana kızmak yok ama!

Poche Sandwich’de Kaz Topu

Uzun süre önce gördüğüm, dikkatimi çeken ancak bir türlü “tadılan lezzetler” listeme giremeyen bir lezzet idi Poche Sandwich’in kaz topu. Tiftik edilmiş kaz etleri ile birlikte bulgurun top haline getirilmesi, panelenip kızartılması ve üzerine Kars gravyer peyniri rendelenmesi ile hazırlanan bu nefaset, arancini benzeri çok keyifli bir lezzet. İşletme sahiplerinin Kars ile bağını düşününce; kaz, bulgur ve gravyer gibi Kars ile ilişkili yerel malzemelerin kullanılarak böyle keyif verici bir ürün hazırlanmış olması da, kaz topunu daha da bir lezzetli ve özel kılıyor.

İşletmede keyifli başka ürünler de mevcut ancak tattığım lezzetler arasında kaz topunun yeri bende bir ayrı oldu. Eminim bu nefaset ile 2026 yılında da sık sık görüşeceğiz!

Salim Usta’da Kaymaklı Keşkek

İnsanoğlunun en eski yemeklerinden olması muhtemel olan keşkek, özel bir tarihe sahip olmanın yanı sıra özel de bir lezzete sahip. Kanaatime göre küresel ölçekte yaygınlaşabilecek mutfak değerlerimizden birisi olan keşkeğin, Anadolu’da sıklıkla hazırlandığı coğrafyalardan birisi de Uşak – Kütahya – Afyonkarahisar – Denizli havzasıdır. Bu bölgedeki iyi esnaf lokantaları arasında yer alan Afyonkarahisar’daki Salim Usta’da karafırında çömlekte saatlerce pişmiş, iyice dövülerek sakızlaşmış, et ile birlikte iyice özleşmiş, tereyağı ile lezzetlendirilmiş ve üzerine konulan manda kaymağı ile lezzetine seviye atlatmış bir keşkek bulabiliyorsunuz.

Bu hali ile bir sanat eseri seviyesine erişmiş olan bu keşkeği tatmanız şart. Hatta (şart)şart.

Sezgice’de Antep Fıstık Ezmeli Çörek

Yıllardır müşterisi olduğum, nefis artizan ekmek ve unlu mamullerini tükettiğim, çok özel bir işletme olan Sezgice’nin Antep fıstık ezmeli çöreğine geldi sıra. Yılın son günlerinde yediğim bu Antep fıstıklı ezmeli çörek, bir anlamda 2025’te aklımda kalan lezzetler arasına uzatma dakikalarında dahil oldu. 

Sezgice’nin hemen her ürünü gibi oldukça keyif verici olan bu çörek, boz fıstık tereyağı ile franjipan (frangipane) benzeri bir karışımın, özel hazırlanmış hamurun her yerine gelecek şekilde sürülmesi, hamurun katlanarak bir bohça gibi düğümlenmesi, pişirilmesi ve en son ılıdıktan sonra üzerine hafif bir şerbet sürülmesi ile hazırlanıyor. Bu satırları yazarken tekrar ağzım sulandı. 

Hamur işi tatlıları genelde çok tercih etmeyen birisi olarak, antep fıstık ezmeli çörek sık sık akıllara düşecek lezzet olduğunuz düşünüyorum. Bilhassa tercihinize göre çay ya da kahve eşliğinde çok keyifle yenecek bir lezzet. Muhakkak deneyin.

Tarihi Merkez Lokantası’nda Oğlak Şiş

2025’te aklımda kalan lezzetler arasında yer alanlardan birisi de Tarihi Merkez Lokantası’nda Mayıs ayında yediğim oğlak şiş olmuştu. Bahar aylarında misafirlere sunulmaya başlayan bu şiş, etin lezzetiyle, yağlılığı ile ve kömürün lezzeti ile çok keyifli bir hale gelmişti. Bu nefis şişe eşlik eden çok iyi bir pide ile birlikte çok çok keyifli bir lezzet haline gelmişti.

Keşke her zaman bulunabilir olsa, ama bildiğiniz üzere lezzetlerin mevsimsel olanı makbul. Ve belirli dönemlerde bulunabilen lezzetler daha da keyif verici. Bu nedenle yapacak birşey yok, bu lezzetin tadına bakmak için bahar aylarını bekleyeceksiniz. Dayanın az kaldı…

Son Söz Yerine

Benim 2025’te aklımda kalan lezzetler bu şekilde idi. Geride bıraktığımız 2025 yılında, sizlerin aklında kalan lezzetler neler oldu? Benim paylaştığım lezzetlerden sizde de iz bırakanlar oldu mu? Yoksa çok farklı yerlerde çok farklı lezzetler mi beyninizin kıvrımlarında kendine müstesna bir yer buldu. Yorumlar bölümünde paylaşırsanız, okumaktan benim duyacağım gibi ,diğer okuyucular da büyük keyif duyacaktır.

Yazı Notları
İlk Yayın Tarihi, 15/01/2026
Toggl Ölçümüne Göre,
Çalışılan Gün, 6 gün
Çalışma Süresi, 4 Saat 45 dakika

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir