Okuma Süresi : 2 dakika

Keşkek, Anadolu’da harise, aşir, aşur, gendime, döğme aşı, dövme aşı, yarma aşı, den, dan, keşk, keşka, keşike gibi başka adları da olan, et ve buğday gibi iki temel besinden yapılan bir yemektir.

Anadolu’da bir çok yerde yapılmakta olan keşkeğin kesin kökeni bilinmemekle birlikte, Hititlerin keşkek benzeri dövülmüş buğday ve etten yapılan bir yemek yedikleri bilinmektedir. Bugün ise Uşak, Denizli, İzmir, Aydın, Muğla, Afyon, Edirne, Balıkesir, Sinop, Tokat, Muş, Samsun, Çankırı, Amasya, Yozgat ve Antalya illerimizde, Anadolu’nun hemen her yerinde hazırlanıp tüketildiği söylenebilir.

Keşkek uzun sürede pişen, emek yoğun bir lezzet olup genellikle, bu anlamda keşkek geleneği, geleneksel düğün törenleri başta olmak üzere, sünnet, bayram, hayır gibi toplumsal katılımın yüksek olduğu törenlerde; ortak işgücü ve paylaşıma dayalı olarak gerçekleştirilen dayanışmacı bir sosyal pratiktir. Bu gelenek kapsamında belirli kurallar dâhilinde kadın ve erkek gruplarının toplu olarak iş paylaşımı ve katılımıyla, büyük kazanlarda ve açık ateşlerde, buğday ve etin birlikte pişirilmesiyle keşkek hazırlanır. Keşkek pişirilmeden önce buğdayın, pişirilme sırasında ise yemeğin ortak bir ritimle “dövülmesi”, ritüelin sembolik yönlerini oluşturur1. Bu özellikleri öne çıkan, tören keşkeği geleneği, 2011 yılında UNESCO İnsanlığın Somut Olmayan Kültürel Mirasının Temsili Listesi’ne dahil olmuştur.

Keşkek için hazırlık bir gün önceden başlar ve buğdaylar bir gün önceden ıslatılır. Islanan ve görece yumuşamış buğday, yığılan odunların üzerine konan kazanların içinde kaynamaya bırakılır. Kaynayan buğday ve etler, ayrı bir kazan içinde imece usulü -çoğunlukla da erkekler tarafından- katılımıyla tokmaklanır. Sürekli dövülen ve odun ateşinde uzun uzun pişen keşkek, yaygın deyimle söylemek gerekirse sakızlaşır.

İçinde lif lif olan etler ile lezzetlenen keşkek, salça ve yağ ile yapılan bir sosun ve bu sosun da üzerine güzel pişmiş lezzetli bir et parçası koyularak sunulması çok daha lezzetli olmaktadır.

Bu asıl tarifi dışında, binlerce yıllık bir geleneğin ürünü olması nedeniyle, keşkeğin farklı tarifler ve çeşitli sunum şekilleri de bulunmaktadır. Bu anlamda, Musa Dağdeviren’in deyişiyle; kümes hayvanlarıyla, yabani av hayvanlarıyla yapılmışına, sütlüsünden yoğurtlusuna, kuru etlisinden isli etlisine, kaz etlisine, kuru kemiklisinden kuru balıklısına kadar ne dediğini bilen bir duruşa sahiptir ülkemizde keşkek2.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir