Okuma Süresi : 2 dakika

Tescilli coğrafi işaretler arasında da yer alan Ankara Simidi, diğer şehirlerimizde yapılan simitlere göre daha ince, daha küçük, daha çıtır çıtır olup içeriğinde yağ olmaması nedeniyle daha tok ve serttir.

Ankara Simidi’nin koyu rengi, Ankara Simidi’nin bu özelliğini bilmeyenlerin zannettiği üzere, simidin fazla pişirilmiş olmasından değil, simidin pekmez ağırlıklı olan ılık üzüm pekmezi ve su karışımına batırılarak pekmezlenmesi nedeniyle oluşmaktadır ve bu pekmezleme işlemi simidin lezzetinde farklılık yaratan en önemli özelliğidir. Pekmez-su karışımına batırılarak pekmezlenen simit, kavrulmuş susamlar ile kaplandıktan sonra taş fırında ve odun ateşinde pişirilmekte ve pekmez sayesinde kavrulmuş susamlar simit pişerken yanmamaktadır. Eskiden Ankara Simidi hazırlanırken kullanılan bu pekmez, bağları ve üzümleri ile meşhur Ankara’nın üzümlerinden elde edilir, tercihen de simitçilerin kendi bağlarındaki üzümlerinden yapılırmış.

Bugün Ankara’nın hemen her yerinde hatta kamu binalarının önünde de satıldığını görebileceğiniz ve şehirde “memur kebabı” olarak da adlandırılan Ankara Simidi Ankaralılarca oldukça sevilmektedir. Sıcaklığını kaybetmemiş ve taze iken daha da enfes olan Ankara Simidi, zaman ilerleyip bekledikçe, hamurunun özellikleri nedeniyle biraz zor yenecek bir hale gelir, hatta kuvvetli bir çene yapısı gerekir bile denilebilir. Biraz da bu özelliğinden dolayı, Ankara’nın birçok yerinde satılan Ankara Simidi güne tanesi 1 TL olarak başlarken, günün sonuna doğru simidin 3 tanesinin 1 TL, 4 tanesinin 1 TL, hatta 7 tanesinin 1 TL olarak satıldığı görülebilmekte, simidin fiyatı aşağı yönlü olarak değişikliğe maruz kalmaktadır.

Tüm bu özellikleri ile farklı ve özel, belki de Türkiye’nin en güzel simidi olan Ankara Simidi, Ankara’da mutlaka tadılması gereken Ankara lezzetlerinden birisidir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir